Background Image

Türkiye Halk Sağlığı ve Kronik Hastalıklar Enstitüsü

Şekerli İçecek Tüketimi İle Ölüm Riski Arasındaki İlişki

Halen ABD gibi gelişmiş ülkelerde her 6 ölüm vakasından 1'inin koroner arter hastalığına (KAH) bağlı olduğu tahmin edilmektedir. Erkekler, düşük gelirli gruplar ve İspanyol kökenli olmayan ırklarda riskin daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Çok sayıda deneysel ve uzun vadeli ileriye dönük çalışmada, yüksek miktarda şeker, özellikle şeker katkılı içecek tüketimi; KAH’nin diyabet, obezite ve dislipidemi gibi pek çok risk faktörü ile ilişkilendirilmiştir. Ancak bu ilişkinin mortaliteyi de etkileyip etkilemediği yeteri kadar araştırılmamıştır.

Daha önce ABD Ulusal Sağlık ve Beslenme Araştırması (National Health and Nutrition Examination Survey; NHANES)'nın takip verileri kullanılarak yapılan bir çalışmada erişkinlerde şeker kullanımı arttıkça kardiyovasküler mortalitenin arttığı bildirilmiştir. Bununla beraber bugüne kadar şeker katkılı içecekler ile aynı enerji değerine sahip %100 meyve suyunun mortalite ile ilişkisi araştırılmamıştır. Genel olarak %100 meyve suları ile şeker katkılı içeceklerde su ve şeker oranları benzer olsa da meyve sularındaki bazı vitamin ve polinutrientler şeker katkılı içeceklerde mevcut değildir. Meyve suyundaki şeker doğal olarak bulunurken; içeceklerdeki şeker, üretim sırasında katılmaktadır. Aslında şekerli tüm içeceklerdeki şekerler esas olarak monosakkaridler (glukoz ve fruktoz) veya disakkarid olarak sukrozdan ibarettir. Disakkaridler alındıktan sonra hızla sindirilerek parçalanır ve eşit miktarda fruktoz ve glukoza metabolize edilir.

Son yıllarda, şekerli içecek tüketimini azaltmak amacıyla pek çok halk sağlığı projesi yürütülmektedir. Giderek yoğunlaşan çabalarla her ne kadar şekerli içecek tüketiminde bir miktar düşme kaydedilmiş olsa da; genel olarak şeker tüketimi,tavsiye edilen seviyelerin oldukça üstündedir. Bu arada sağlıklı içecek seçeneği olarak algılanan %100 meyve suyu tüketimi üzerinde pek durulmamıştır. Bu nedenle, yüksek miktarda doğal şeker içeren meyve suları ile yüksek miktarda şeker katkılı içeceklerin kardiyovasküler sağlık ve mortalite üzerindeki olası etkilerinin araştırılması; elde edilecek bilgiler ışığında beslenme rehberlerinde gerekli düzenlemelerin yapılması ve politika geliştirilmesi gerekmektedir.

AMAÇ: Bu çalışmada meyve suyu ya da şeker katkılı içeceklerin tek başlarına veya birlikte tüketimleri ile mortalite riski arasındaki ilişki araştırılmıştır.

YÖNTEM: Bu araştırmada 2003 Şubat ile 2007 Ekim tarihleri arasında ‘İnmenin Coğrafi ve Irksal Farklılıklarının Nedenleri (Reasons for Geographic and Racial Differences in Stroke; REGARDS)’ isimli kohort çalışmasına kayıt edilen ve 2013 yılına kadar 6 ayda bir takip edilen 45 yaş ve üzeri 30.183 bireyin bilgileri kullanılmıştır. Çalışmada daha önceden bilinen KAH, inme veya diyabet gibi hastalıkları olan veya beslenme anketi verileri bulunmayan hastalar dışındaki 13.440 katılımcının verileri analiz edilmiştir.

Geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış özel bir beslenme anketi kullanılarak bireylerin şekerli içecek ve meyve suyu tüketim sıklıkları sorulmuş ve ardından tavsiye edilen sınırlara göre alınan toplam enerjinin yüzdesi (TE’nin <%5, %5-9.9 ve ≥%10’u) ve 12-ozluk (yaklaşık 340 g) porsiyon artışlarına göre tehlike oranları değerlendirilmiştir. Ek olarak takip edilen bireyler veya yakınları 6 ayda bir telefon ile aranarak bu süre içinde hastaneye başvuru yapıp yapmadıkları veya ölüm olayı yaşanıp yaşanmadığı sorgulanmıştır.

BULGULAR: Çalışma başlangıcında katılımcıların yaş ortalaması (± standart sapma) 63.6±9.1 idi, katılımcıların % 59.3’ünü erkekler (n=7972) teşkil ediyordu, %68.9’u (n=9266) beyaz ırktandı, %70.8’i fazla kilolu ya da obez (9482) bireylerdi.

  • Ortalama 6.0±1.8 yıllık takip sürecinde 1000 katılımcı herhangi bir nedenle ve 168 katılımcı da KAH ile ilişkili nedenlerle kaybedildi.
  • Katılımcıların ortalama şekerli içecek tüketimi günlük TE’nin %8.4±8.3’üne karşılık geliyordu. Bunun yarısından biraz fazlası (günlük TE’nin %4.4±6.8’ü) şeker katkılı içeceklerden; geri kalanı da %100 meyve suyundan (günlük TE’nin %4.0±6.8’i) karşılanıyordu.
  • Şekerli içecek tüketimi en düşük olan grup (günlük TE’nin <%5’i) ile karşılaştırıldığında, şekerli içecek tüketimi en yüksek (günlük TE'nin ≥%10'u) olan grupta (Şekil 1):
  • KAH mortalite açısından riske göre uyarlanmış tehlike oranı (HR) 1.44 (%95 GA: 0.97-2.15) ve
  • Aynı grupta tüm nedenlere bağlı mortalite için HR 1.14 (%95 GA: 0.97-1.33) bulunmuştur.
  • Fazladan tüketilen her 340 g (12 oz) şeker katkılı içeceğin, riske göre uyarlanmış tüm nedenlere bağlı mortalite riskini %11 oranında artırdığı (HR: 1.11, %95 GA: 1.03-1.19) ve
  • Benzer şekilde fazladan tüketilen her 340 g (12-oz) meyve suyunun,  riske göre uyarlanmış tüm nedenlere bağlı mortalite riskini %24 oranında artırdığı (HR: 1.24, %95 GA: 1.09-1.42) saptanmıştır.
  • Şekerli içecek (şeker katkılı içecek veya %100 meyve suyu) tüketimi ile riske göre uyarlanmış KAH mortalitesi arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir.

Şekil 1. Şekerli içeceklerin toplam alınan enerji içindeki payı ile mortalite ilişkisi. (Koyu mavi: Meyve suyu ve şeker katılmış içecekler, Turuncu: sadece meyve suyu, açık mavi: sadece şeker katılmış içecekler) A. Koroner Arter Hastalığı (KAH), B. Tüm Nedenlere Bağlı Ölüm Oranı (REGARDS Study, n=13.440).

 

SONUÇ: Bu bulgular %100 meyve suyu da dahil, şekerli içecek tüketiminin, tüm nedenlere bağlı ölümlerle ilişkili olduğunu göstermiştir. Şekerli içecek tüketiminin KAH mortalitesi ile ilişkisini daha net olarak ortaya koymak için iyi dizayn edilmiş, geniş çaplı ve uzun süreli izleme dayanan araştırmalara ihtiyaç vardır. 

 

Kaynak: Collin L J, Judd S, Safford M, Vaccarino V, Welsh J A. Association of Sugary Beverage Consumption With Mortality Risk in US Adults A Secondary Analysis of Data From the REGARDS Study. JAMA Network Open. 2019;2(5):e193121. doi:10.1001/jamanetworkopen.2019.3121